Böyle Kudurdu Zerdüşt

Böyle Buyurdu Zerdüşt, kuşkusuz, Nietzsche’nin en önemli eseridir. Gücünü çoğu kişinin zannettiği gibi yalnızca poetik anlatım yapısından değil, aynı zamanda çok güçlü toplumsal kurumlara karşı başlattığı amansız eleştirilerinden alır. Daha eserinin başında “Tanrı’nın ölümünü” ilan eden Nietzsche, eserde 19. yüzyıl Avrupa’sını kanserli bir hücre gibi içten içe kemiren Hıristiyan kurumlarını yerden yere vurur ve onların dini nasıl bir “sömürü aracı” haline getirdiklerinin altını çizer.
 

Aşkın Yüksek Lisans Dersleri

İnsanın, varolduğundan beri en önemli uğraşı aşkı tanımlamaya çalışmaktır. Tüm edebiyat ve hatta sanat bu amaçla oluşturulmuş gibi gözükmektedir. Buna rağmen hâlâ aşkın ne olduğunu gerçekten bilen hiç kimse yoktur. “Aşk nedir?” sorusunun dünyadaki insan nüfusu kadar cevabı vardır dersek, fazla da abartmış sayılmayız. Çünkü aşkı tanımlamaya kalkışmak yalnızca aşk hakkında kişisel bir fikir öne sürmekten öteye geçemez. Bu deneme de bu tanıma dâhildir.
 

Bir Yazar Neden Defter Tutar?

Yazıya başlarken, daha en başından belirteyim ki, başlıktaki sorunun cevabını biliyorum da bu cevabı açıklamak üzere bu yazıyı yazıyor değilim, amacım bu soruya bu yazıyı yazarak bir cevap bulmaya çalışmak. küçük İskender yazma pratiği için şu cümleleri kullanır, “Yazma eyleminin kendisi hiçbir soruya cevap oluşturmaz : Yazmak istemek, yeterlidir. Yazdıklarınızın fuzuli olduğunu düşünseler de, yazmak istemek gerçekten yeterlidir.