Yedi semâdan yedi ışık inince tüm melekler secdeye duracak senin önünde! Ne zaman kalacak o gece ne de herhangi bir günah dokunabilecek tenine!
Yedi kapı açılacak önünde! Yedi ayrı fırtına savuracak saçlarını! Dumanlar arasında büyük bir fırtına durmadan akacak bakışlarının arasına! Oku! Oku ki; açılsın artık kapılar o fırtınaya!
Çekip alırlar bir sabah vakti tüm çocukları sıcacık yataklarından, sıcacık düşlerinden ve sıcacık umutlarından! O sabah, kimisi annesinin ellerine yapışıp ağlar korkudan, kimisi ahmakça bir sevinçle çırpınır! Hepsinin üzerinde aynı kıyafetler vardır; ‘önlük’ derler bu kefene burada, üniforma derler bazen, ve böylece ‘herkesin aynı olması gerektiğini’ daha ilk günden öğretmeye başlar düzen!
Modernleşmek, onlar için tüm değerleri yıkmaktı, bir anda yakmaktı yüzlerce yıllık ormanları! Bilemezlerdi ‘1500 yıllık bir çöl kitabı’ diyerek burun kıvırdıkları kitabın tüm evrenin sırrını barındırdığını ve onu anlasalardı, tüm mutluluğa sahip olacaklarını!
Koyunlar kendi başlarına yaşayamazlar, bir çoban gereklidir onlara: korunmak için kurtlardan! Ve bir çoban gözetir onları, ama büyük bir gerçek vardır ortada! Ne kadar cahil olursa olsun bir çoban, elbette üstündür tüm koyunlardan! Kurt saldırırsa sürüye, hemen koşup yardım çağırır ve kurtarır koyunların hayatlarını böylelikle!